Mardin´in Nusaybin ilçesinde Eğitim-sen, açığa alınan öğretmenler için bugün okullara verdiği dilekçeden sonra parkta oturma eylemi yaptı.
KESK Nusaybin şubesinde bir araya ve aralarında HDP Mardin milletvekili Ali Atalan ile görevden alınan Nusaybin Belediye Eş Başkanı Cengiz Kok´un da olduğu grup, Barış Parkında açıklama yaptı.
Grup adına konuşan Eğitim-sen yöneticisi Salim Kaplan, öğretmenlerin açığa alınmasına tepki gösterdi.
Kaplan tarafından yapılan açıklama şöyle:
?Tüm Türkiye kamuoyunun bildiği gibi 24 Temmuz tarihinden itibaren ülkemiz yoğun bir çatışmalı süreç yaşadı. Belki de Türkiye tarihinde en ağır en acı bedellerini ödediğimiz bir süreci hep beraber yaşadık. Kentlerimizin viran edildiği onlarca canımızı yitirdiği bir süreçten geçtik. Bu süreçte kamu emekçileri olarak bizler her daim toplumun huzuru, refahı, demokrasi ve kalıcı bir barışın teminatı olma adına yükselttik, yükseltmeye devam ediyoruz.
10 Ekim tarihi itibariyle barış, demokrasi ve özgürlük talebiyle ilgili yaptığımız mitingimize orta doğunun ve dünyanın başına bela olan barbar ve tecavüz çetesi IŞİT tarafından canlı bir bomba eylemi gerçekleştirilmiş ve 100´ün üzerinde arkadaşlarımız şehit düşmüştür.?
-?ÖLÜMLER OLMASIN DİYE 3 GÜN İŞ BIRAKMIŞTIK?
?Gerek 10 Ekim Ankara katliamını gerekse de ülkede çatışmalı ortamın son bulması amacıyla KESK ve bağlı iş konularında 12 - 13 Ekim tarihi ve 29 Aralık tarihinde iş bırakma eylemlerini gerçekleştirmiştik. Bu iş bırakma eylemlerinin amacı çocuklar ölmesin demektir. Bu ülkeye huzur bu ülkeye barış bu ülkeye demokrasi gelsin demektir. Evrensel hukuk tecellisini bulsun artık, analar ağlamasın demek içindi.
Eğitim iş kolunda örgütlü, gerek uluslararası eğitim sendikalar konfederasyonuna gerekse de Avrupa eğitimciler birliği sendikasına üyeliği kabul edilmiş tek sendika olan Eğitim-sen sırf barış istedi diye sırf çocuklar ölmesin diye sırf bu ülkeye huzur, sükûnet, barış istedi diye bedel ödettirmeye çalışılıyor.
7 Eylül darbesiyle maalesef 11 bin 285 Kamu Emekçisi arkadaşımız açığa alınmıştır. Öncesinden ise 672 sayılı KHK ile içinde akademisyenlerin de bulunduğu 106 üyemiz mesleklerinden men edilmişti.
Anayasasında Sosyal bir hukuk devleti yazılan Türkiye Cumhuriyeti maalesef KHK ile yönetilen bir merkez haline getirildi. Bizler açlık ile terbiye edilecek koyun değiliz. İyi anlaşılması gerekiyor. Bugün bizlere dönük yapılan, bütün ülkenin demokrasi, barış isteyen muhalif kesimlerini bizim şahsımızda susturmaya, sindirmeye, soluklara yönelik uygulamalardır.
Bizim üzerimizde geliştiren mağduriyet sadece biz öğretmenleri bağlanamıyor. Bizim bu gün sınıflarda bizleri oturdukları sıralarda o umut dolu gözlerle bekleyen çocuklarımız aslında burada mağdur edilmek istenmektedir.?
Basın açıklamasından sonra 2 saatlik oturma eylemi yapıldı.